Hyaluronik asit vücudun kendi ürettiği bir maddedir ve hücreler arasında bulunup nem depolayan bağ dokusunun önemli bir bileşenidir. Cildin esnekliğini ve tazeliğini sağlar. Ancak yaş ilerledikçe cildin hyaluronik asit içeriği azalır; çünkü bu madde zamanla vücudun doğal metabolizması yoluyla parçalanır. Bu süreç yaklaşık 25 yaşından itibaren başlar.
Bunun sonucunda cilt hacim kaybeder, gevşer ve kırışıklıklar oluşturur. Yüz hatları belirsizleşir, yanaklar aşağı iner ve yüz şekli değişir. Sonuç, yüzde yorgun bir genel görünümdür. Güneş ışığı, sigara ve yaşam tarzı gibi dış etkenler bu gelişimi hızlandırır.
Kırışıklıkları giderme, hacmi geri kazandırma
Cildin kendi biyolojik maddesi olan hyaluronik asit ile yapılan tedavi sayesinde hacim kaybı ve oluşan kırışıklıklar minimal invaziv şekilde iyileştirilebilir; cerrahi bir germe işlemi gerekmez. Hyaluronik asit, farklı tekniklerle cilde uygulanabildiği için estetik tıbbın en önemli maddelerinden biridir.
Enjeksiyonlarla yapılan hyaluron tedavisi (hyaluron dolgu), kırışıklıkları etkili biçimde gidermenin, hacmi geri kazandırmanın ve cilt görünümünü bütünüyle iyileştirmenin en nazik yöntemlerinden biridir – vücudun kendi maddesi olduğundan buna karşı neredeyse hiçbir alerji veya başka reaksiyon görülmez.
Hyaluronik asit tedavisiyle neler elde edebilirim?
Hyaluronik asit dolgusu (liquid lifting) kırışıklıkları giderir ve böylece zarif bir lifting etkisi yaratır. Yanak veya çene gibi daha geniş bölgelere hacim kazandırarak gevşemiş cildin toparlanmasını sağlar ve yüzü gençleştirir. Ayrıca cildin genel nem dengesini artırarak daha dolgun ve güzel görünmesini sağlar.

Geniş bir hyaluron dolgu yelpazesi vardır ve buna bağlı olarak kişiye özel tedaviler uygulanabilir. Tedavi edilecek bölgeye göre farklı kıvamlar kullanılır: akışkan hyaluronik asit daha çok yüzeysel çizgilerde, koyu jel kıvamındaki ise daha derin izlerde tercih edilir.
Hyaluronik asit örneğin şu bölgelerde uygulanabilir:
- Dudaklar
- Ağız çevresi çizgileri
- Burun kırıştırma çizgileri


Hyaluron dolgularının en sık uygulandığı bölgeler göz çevresi, nazolabial çizgi ve dudaklardır:
- Hassas göz çevresindeki ince çizgiler, göz altı gölgeleri ve göz altı halkaları hyaluronik asit ile iyi tedavi edilebilir.
- Nazolabial çizgi, yaş ilerledikçe burnun sağından ve solundan ağza doğru uzanan belirgin bir kırışıklık olarak ortaya çıkar. Hyaluron dolgusu bu çizgileri doldurur ve yüzünüz yeniden daha yumuşak ve taze görünür.
- Dudaklar, yüzümüzün özel bir odak noktasıdır. Hyaluronik asit tedavisiyle dudak hacmi kazandırılabilir ve dudak konturları vurgulanabilir. Üst dudaktaki ince çizgiler de azaltılabilir. Asimetrik dudak şekillerinde olduğu gibi dudak düzeltmesi de mümkündür.
Her durumda hyaluron ile yapılan ince modellemeyle – ameliyata gerek kalmadan – pürüzsüz bir kontur, esnek bir cilt ve daha genç, daha taze bir görünüm elde edilebilir.
Hyaluron dolgu ile doğal görünüm
Dr. Özdemir için hyaluron dolgularıyla yapılan tedavide doğal ve size uyan bir sonuca ulaşmak özellikle önemlidir. Yüz hatları değiştirilmez, uyumlu hale getirilir. En önemli öncelik mimiklerin korunmasıdır: donuk ve „şişirilmiş“ değil; daha taze, daha sıcak ve dinlenmiş görünürsünüz. Bu etki için küçük miktarlarda hyaluron yeterlidir; tedavi edilen bölgeler yüzünüze doğal olmayan bir şekilde hâkim olmamalıdır. Aşırı dolgulanmış elmacık kemikleri veya dudaklar artık günümüz estetiği değildir.
Danışma görüşmeniz – Viyana'da hyaluron
Hyaluronik asit uygulamasında hekimin deneyimi, estetik açıdan birinci sınıf bir sonuç için belirleyicidir. Dr. Özdemir ile en iyi ellerdesiniz.
Ayrıntılı bir danışma görüşmesinde, hyaluronik asit tedavisinin sizin için uygun ve umut verici olup olmadığını sizinle birlikte değerlendirir. Kişisel isteklerinizi ve doğal görünümünüzü esas alan, tamamen size özel bir tedavi planını birlikte oluşturur. Ayrıca tedavinin seyri ve sonrası bakımla ilgili her konuda sizi bilgilendirir ve kişisel tedavinizin maliyetini sizinle birlikte belirler.
Dr. Özdemir ile hyaluronik asit tedaviniz
Uygulama ağrılı mıdır?
Hyaluronik asit, ince bir iğne veya kanülle cilt altına enjekte edilir. Tedavi edilen bölgeye göre bu hafif ağrıya yol açabilir; özellikle ağız ve dudak çevresi ağrıya duyarlıdır. Ağrıyı azaltmak için tedaviden önce lokal uyuşturucu bir krem uygulanabilir. Ayrıca birçok hyaluronik asit ürünü, enjeksiyon sırasında lokal etki eden küçük bir miktar anestezik içerir ve böylece tedavi neredeyse ağrısız geçer.
Hyaluronik asit tedavisinin seyri
Tedaviden önce yüz dezenfekte edilir. Ardından madde, ince bir iğne veya kanülle birkaç küçük girişle çizgilere veya hacim kaybı olan bölgeye enjekte edilir. Dr. Özdemir bunun için, girişiminize ve tedavi edilecek yüz bölgesine özel olarak seçilen ve dokunuza en iyi şekilde uyum sağlayan en yüksek kalitede malzemeler kullanır.
Uygulamanın kapsamına ve bölgenin büyüklüğüne göre tedavi 10–30 dakika sürer; ardından sonucu hemen görebilirsiniz.
Tedavinin sonucu ne kadar kalıcıdır?
Elde edilen etki, yüz bölgesine ve kullanılan dolguya bağlı olarak bir yıla kadar sürer. Ancak nikotin ve yoğun güneş kalıcılığı azaltabilir. Sonucun sabit kalması için tedaviler düzenli aralıklarla tekrarlanmalıdır. Küçük miktarları daha sık uygulamak, uzun bir aradan sonra büyük bir tedavi yapmaktan her zaman daha doğal sonuç verir.
Tedaviden sonra hangi yan etkiler görülebilir?
Hyaluronik asit tedavisi nazik ve düşük riskli bir işlemdir. Yine de tedavi edilen yüz bölgesine göre iğne giriş noktasında hafif şişlik veya basınç hassasiyeti oluşabilir. Bu reaksiyonlar genellikle bir-iki gün içinde geriler.
Şişme eğilimini azaltmak için tedavi edilen bölgeleri soğuk kompres veya nemli bezlerle soğutmak her durumda önerilir. Jel kıvamındaki hyaluronun dokuya yerleşmesi 24 saat sürdüğünden, bu süre boyunca tedavi edilen bölgelere baskı uygulanmamalıdır. Ayrıca enjeksiyonu izleyen ilk günlerde yoğun güneş ışığından kaçınmalısınız.
Hyaluronik asit tedavisi ne kadar tutar?
Dr. Özdemir danışma görüşmesinde sizi bu konuda ayrıntılı olarak bilgilendirecektir. Kesin fiyat, tedavi edilecek yüz bölgesine ve buna bağlı olarak kullanılan hyaluron türü ile miktarına göre belirlenir.
